Ali Özdemir _ Merkez Medya

"Türkiye ve Filistin Tek Davadır" toplantısının sonuç bildirgesi açıklandı

Dünyanın farklı ülkelerinden alimlerin, kanaat önderleri, hukukçu, siyasetçi ve gazetecilerin katılımıyla online olarak gerçekleştirilen "Düşmanımız Ortak: Türkiye ve Filistin Tek Davadır" toplantısının sonuç bildirgesi açıklandı.

11 May 2026 - 11:25 YAYINLANMA

Dünya Müslüman Alimler BirliğiFilistin'e Destek Platformu, İttihadul Ulema, Uluslar arası Müslüman Alimler Birliği, İslam Alimleri Birliği, Uluslar arası Filistin Dayanışma Platformu gibi çok sayıda kuruluşun yanı sıra akademisyen, hukukçu, siyasetçi ve gazetecilerin desteğiyle gerçekleştirilen toplantının sonuç bildirgesinde; Gazze'deki soykırımı, esirlerin durumu, Mescid-i Aksa'nın karşı karşıya kaldığı tehlike ve siyonizmin Türkiye için oluşturduğu tehdit gibi başlıklara yer verildi.

Sonuç bildirgesinde, "İslam ümmetinin sarsılmaz bir parçası ve kalbi olan mübarek Filistin toprakları, bugün tarihinin en kritik ve en zorlu imtihanlarından birini vermektedir. Filistin davası; coğrafi, siyasi, ekonomik ve güvenlik boyutlarıyla kuşatılmış devasa bir krizin gölgesinde, tüm ümmetin ortak meselesi olarak önümüzde durmaktadır. Mübarek topraklarda vuku bulan ve aşağıda ayrıntılarıyla zikredilen vahim gelişmeler; hem İslam dünyasının hem de tüm insanlığın vicdanını ayağa kaldırmalı, uluslararası toplumu derhal ve somut bir şekilde harekete geçmeye zorlamalıdır." denildi.

İslam akidesinde müstesna bir yere sahip olan Mescid-i Aksa'nın siyonist düşmanın ardı arkası kesilmeyen baskınlarına, Talmudik ayinlerine ve Haçlı Seferlerinden bu yana ilk kez uygulanan aralıksız kırk günlük kapatma cürmüne maruz kaldığı vurgulanan bildirgede, işgal rejiminin ibadethaneyi yıkma, kundaklama, zamansal ve mekânsal olarak taksim etme planlarını alenen yürüttüğü kaydedildi.

Mescid-i Aksa'nın muhafızı olan esirler hakkında alınan idam kararının yasallaştırılmasına da değinilen bildirgede, zindanlarda kadın, çocuk ayırt etmeksizin uygulanan sistematik işkencelerin Nazi uygulamalarını aratmayan bir ırkçılık olduğu vurgulandı.

Gazze halkının açlık, abluka ve ilaç mahrumiyeti yoluyla planlı bir soykırıma tabi tutulduğu belirtilen bildirgede, barınma ve yeniden inşa gibi en temel insani hakların dahi işgalciler tarafından engellendiği hatırlatıldı.

Sumud Filosu'na yönelik saldırının ancak "Uluslararası Korsanlık" olarak nitelendirilebileceği vurgulanan bildiride, farklı milletlerden katılımcıların haksız yere alıkonulmasının işgalin hukuk tanımazlığını bir kez daha ortaya koyduğu belirtildi.

Siyonist ideolojinin köklü bir tarihe ve İslami asalete sahip olan Türkiye'ye karşı beslediği kötü emellerini, tehditlerini gizleme gereği dahi duymadığı belirtilen bildiriye destek veren katılımcılar, Türkiye'ye yönelik tavsiyelerini ise şu şekilde sıraladı:

Devlet ve Millet Dayanışması: Başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti makamlarına, bu korkak düşmana karşı sergiledikleri dik duruş nedeniyle şükranlarımızı sunuyoruz. Siyonist tehdidin yalnızca Filistin'in değil; Türkiye, İslam ümmeti ve tüm insanlığın ortak düşmanı olduğunu yeniden ilan ediyoruz.

Ulemanın Sorumluluğu ve Eğitim: İslam âlimlerini, akademisyenleri, derslerinde ve her ortamda; Diyanet İşleri Başkanlığımızı da özellikle cuma vaazı ve hutbelerde Kudüs, Mescid-i Aksa ve Gazze'deki soykırıma odaklanmalarını, düşmanın Türkiye üzerindeki sinsi emellerini ifşa etmelerini destekliyoruz ve bu faaliyetlerini daha güçlü bir şekilde sürdürmeye çağırıyoruz. Ayrıca üniversitelerde, Filistin davasını akademik bir bilinçle omuzlayacak nesiller yetiştirilmesi için müfredat çalışmaları yapılmasına güçlü destek verdiğimizi ifade ediyoruz.

Medyada İfşa Seferberliği: Medya mensupları, işgalin ırkçı cürümlerini ve Ümmete yönelik habis planlarını dünyaya duyuracak bir 'direniş silahı' gibi hareket etmelidir. Zira suçlu olan bu düşman, kirli yüzünün ifşa edilmesinden korkmaktadır.

Hukuki Mücadele: İşgalci liderleri 'adaletin aradığı kişiler' listesine ekletmeyi başaran Türk hukukçuları takdirle karşılanmaktadır. Diğer tüm hür devletler de bu emsal kararları takip etmeli; daha fazla işgalci pilot, subay ve komutanın 'savaş suçlusu' olarak yargılanması sağlanmalıdır.

Gençlik ve Sosyal Medya Etkisi: İçerik üreticileri ve dijital platform sahipleri, Filistin gerçeğini özellikle Batılı kitlelere anlatmaya odaklanmalıdır. Türk gençliğinin Batı üzerindeki etkisi, işgalin Nazi karakterini dünyaya duyurmak için en etkili yoldur.

İnsani Yardım Zorunluluğu: Savaş ve zulüm henüz sona ermemiştir. Yardım kuruluşları Gazze’deki açlık ve mahrumiyeti dindirmek için çabalarını en üst seviyeye çıkarmalıdır; zira mahrumların imdadına koşmak bugün en elzem görevdir.

Ekonomik Boykotun İslami bir görevdir: İşgali destekleyen tüm kurum ve kuruluşlara yönelik boykot, tavizsiz bir şekilde sürdürülmelidir. İlim ehlinin fetvaları uyarınca; bu şirketlerle ticari ilişkide bulunmak işgalin zulmünü pekiştirdiği için dinen haramdır ve ağır bir vebaldir.

Sonuç olarak; Bu kutlu buluşmaya katılan tüm kardeşlerimize teşekkür eder; en kısa zamanda hür ve aziz Mescid-i Aksa'da buluşmayı yüce Allah'tan niyaz ederiz. (İLKHA)

 

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: