Ali Özdemir _ Merkez Medya

Türkiye deniz üstü rüzgâr için hazırlanıyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 12 Mayıs’ta Ankara’da düzenlenen 15. Türkiye Rüzgâr Enerjisi Kongresi (TÜREK 2026) açılışında yaptığı konuşmada Türkiye’nin yenilenebilir enerji stratejilerine dair kritik mesajlar verdi.

12 May 2026 - 15:11 YAYINLANMA
Türkiye deniz üstü rüzgâr için hazırlanıyor

Bayraktar, 2026 yılının “rüzgârın yılı” olacağını belirterek, bu yıl düzenlenecek YEKA yarışmalarının 1500 megavatlık büyük bir kısmının rüzgâr enerjisine ayrılacağını açıkladı. Türkiye’nin ilk deniz üstü rüzgâr YEKA yarışması için Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarında dört aday saha belirlendiğini duyurdu.

2035 yılına kadar rüzgâr ve güneş kurulu gücünü toplam 120 bin megavata çıkarmayı hedeflediklerini söyleyen Bayraktar, deniz üstü rüzgârda 5 gigavatlık kapasite öngördüklerini yineledi. Türkiye’nin rüzgâr türbinlerinde yüzde 60, kule ve kanat gibi bileşenlerde ise yüzde 70’in üzerinde yerlilik oranına ulaştığını vurguladı.

Bakan, yenilenebilir enerji artışını desteklemek amacıyla 2035’e kadar yeşil iletim altyapısına yaklaşık 30 milyar dolarlık yatırım planlandığını da belirtti. Ayrıca Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nden ilk elektriğin bu yıl içinde üretilmesinin hedeflendiğini hatırlatarak, 2026’nın Türkiye’nin enerji dönüşümünde bir “zirve” olacağını ifade etti.

Türkiye’nin deniz üstü rüzgâr potansiyeli

Türkiye’nin deniz üstü (offshore) rüzgâr enerjisi kapasitesi, uluslararası raporlara göre yaklaşık 70.000–75.000 MW olarak tahmin ediliyor. Özellikle Ege ve Marmara bölgelerinde saniyede 9,5 metreyi aşan rüzgâr hızlarıyla dünya standartlarında verimlilik sağlanıyor. Ulusal Enerji Planı kapsamında 2035’e kadar 5 GW deniz üstü rüzgâr kurulu gücüne ulaşılması hedefleniyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından belirlenen aday YEKA sahaları arasında Bandırma açıkları (1.111 km²), Bozcaada kıyıları (299 km²), Gelibolu açıkları (75,6 km²), Karabiga kıyıları (410 km²) ve Saros Körfezi bulunuyor. Saros, rüzgâr verimliliği açısından en yüksek potansiyele sahip bölgelerden biri olarak öne çıkıyor.

Türkiye kıyılarında su derinliğinin çoğu yerde 50 metreyi aşması nedeniyle projelerin büyük kısmının “yüzer deniz üstü rüzgâr türbinleri” teknolojisiyle hayata geçirilmesi bekleniyor. Türkiye, rüzgâr sanayisinde Avrupa’nın en büyük 5. üreticisi konumunda. Karasal türbinlerde yüzde 60–70 seviyesindeki yerlilik oranının deniz üstü projelere de yansıtılması planlanıyor.

2026’nın “rüzgâr yılı” ilan edilmesiyle birlikte bu sahalar için ilk kapasite tahsis yarışmalarının yapılması öngörülüyor. Projeler, Marmara ve Ege bölgelerindeki sanayi merkezlerinin yüksek enerji talebini karşılamak açısından kritik rol oynayacak. (İLKHA)

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: